Ben Rant Değil! Lider Hayranıyım.

 

İnsanoğlu ne tuhaf.

Her şeyden bir pay çıkartabiliyor.

Çamur atabiliyor.

Bazı kişiler, olmayan aklıyla düşünmeye bile çalışabiliyor. Aslında birçok kesimin, şahsımı tanıdığını düşünüyordum.

Görüşümü, duruşumu, çizgimi, safımı bildiğini umuyorum.

Ama yine de bazı kesimler yazılarımdan rahatsız olup homurdanabiliyor.

Halbuki,  ben o şahışlar gibi rant olarak görmüyorum bazı şeyleri.

Lafta kolay tabi, “İktidar yanlısı yazılar yazacak” demek… iktidar belli diyen zihniyet, gidip bir doktora gözükün.

Belki bir hastalık başlangıcı yaşıyorsunuzdur.

Ben birkaç kişiden bahsediyorum. O kişilerde gerçek anlamda adıma, şahsıma, kişiliğime inanmayıp yanlı yazı yazdığımı düşünen kişiler.

Gerçekten ana muhalefet tarafından bu tarz şeylerin konuşulması normaldir.

Fakat “Kendi üyesi olduğum partiden” bazı kişiler tarafından bu tarz homurtular duymak insanı şaşırtıyor. İstiyorlar ki çalışanı çalışmayanı ayırt etmeyelim.

Bu nasıl bir zihniyettir?

Arkadaş. Düne kadar yoktun. Bu gün nerden çıktın diye soranlar; bu işte yeniyim biraz.

Affınıza sığınarak bahsetmek istedim. Basın işi zor iş, her kişinin uğraşabileceği bir işe benzemez.

Bende üç senedir içindeyim bu işin. Daha toyum anlayacağınız.

Siz çok bilmişler kadar, bilgim yok kusuruma bakmayın.

Ben elimden geldiğince doğruyu, yanlışı çalışanı, çalışmayanı kendi aklımın yettiğince hiç birinize sormadan yazacağım.

Çok fazla yer ayırdım size köşemde beni eleştirmeden önce daha önce hangi parti sevdalısı olduğunuzu bir düşünün derim.

 

Cezaevinden Dünya Liderliğine…

 

Çünkü benim, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgim;

Refah partisinden, Fazilet partisinden geliyor.

Siyasette cezalı olduğu zamanlardan geliyor.

Eskidir yani epey. Hapis yattığı zamanı, artık ‘muhtar bile olamaz’ diye atılan manşetleri bilirim.

İkinci bir kişi idolüm olmamıştır hiçbir zaman.

Böyle liderler yüz yılda bir geliyor ülkeye.

Kıymetini bilmek en doğru tercih.

Yani ne imiş bilip bilmeden atıp tutmamak lazımmış, insanları karalamadan önce bir kendisine bakmalı insan nerden ve nasıl geldiğini unutmamalı.

Biraz özeleştiri yapın kendinizle ne demek istediğimi anlarsınız.

 

CHP’yi MANŞETLERE ÇIKARTACAĞIM

 

Gölcükteki gazeteler CHP gölcük ilçe teşkilatının verdiği ilanlar ile ayakta duruyor olsa gerek ki, Chp Gölcük ilçe teşkilatı adına İsmet İşeri imzalı bir kağıt geldi gazetemize.

Kağıtta ‘Haberimiz olmadan hiç bir şekilde ilan girilmemesi’ gerektiğine dair bir yazı yazıyor.

Çok doğru bir hamle gerçekleştiren İsmet bey’i tebrik ediyorum.

Keşke böyle bir zamanda  ilçe binasında bulunan seçim afişlerinin yanına Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün de  bir resmini ekleselerdi. Ne güzel olurdu.

Bunu neden kaleme aldığımı merak ederseniz eğer;

Gölcük CHP Kadın Kolları kendilerine yapılan herhangi bir eleştiri karşısında, karşısında ki herkesin Atatürk sevgisini sorgulamakta.

Keşke orada Atamıza da bir yer ayırsaydınız diyorum. Ve bizde sizleri alkışlasaydık.

Ve şunun altını yine çizmek istiyorum ki “Gazi Mustafa Kemal Atatürk” sadece sizin Ata’nız değil,  artık lütfen siyasete malzeme etmeyin.

Bir takım olaylar yaşadığımız Chp ile ilgili şahşımı arayan veya Gazeteye gelen herhangi bir kişi olmamıştır.

Haber paylaşımlarında yorumlarda sulh sağlandı mı? gibi yazılar yazıldığı için belirtmek istedim.

Sadece gelmeyen haberlerin gelmeye başladığını ve gazetemizde yayınlandığı doğrudur.

Geldiği gibi Manşete çıkarttığımız da doğrudur.

Kişiler ve köşe yazarları taraftır. Yani Köşe yazarlarının yazdıkları köşe yazılarından gazeteler sorumlu değildir.

Gölcük Vizyon Gazetesi Bağımsız, Siyasi ve Tarafsız bir Gazetedir. Tabi bu kişilerin bakış açısına göre değişir.

Okuduğunu anlamayanlar olduğu gibi

gerçeği görmek istemeyenler de var güzel ülkemizde.

Kalın sağlıcakla..

Yorumlar: 0

Mail adresiniz gösterilmeyecek. Zorunlu aranlar (*)

3 + 3 =