“YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRACAK PROJELERE İMZA ATACAĞIM”

31 Mart 2019 Pazar günü yapılacak olan yerel seçimlere adım adım yaklaşıyoruz. AK Parti’de de bu noktada önümüzdeki günlerde adayın kim olacağının açıklanması beklenirken, aday adayları da projelerini ve başkan seçildiği takdirde neler yapacaklarını sosyal medyadan ve basın üzerinden anlatıyorlar. Bu isimlerden birisi de Av.Abdullah Zorlu. Gölcük’ün yetiştirdiği önemli avukat ve insanlardan birisi olan Abdullah Zorlu ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. Gölcük için neler yapmak istediğini de ortaya koydu ve millete hizmet  benim için ibadettir düşüncesiyle yola çıktığını, ilçemizde halkın bütününü ilgilendiren yaşam kalitesini attıracak projelere imza atmayı hedeflediğini dile getirdi.

ÖNCELİKLE SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?

16.09.1964 yılı İzmit Kocaeli’de doğdum.  Babam Ömer Faruk ZORLU  SEKA Kağıt Fabrikasında Alım –Satım Müdürü olarak görev yapmaktaydı. 42 yıllık memuriyet göreviyle SEKA kağıt Fabrikasının kapanışıyla İzmit Müessese Müdürü olarak emekli oldu. İlkokulu Seka İlkokulunda ,Ortaokulu İzmit Ortaokulunda ve Liseyi İzmit Lisesinde  tamamladım.

1987 yılında İstanbul Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra , 1988 yılında Bursa Batumlular Derneği  aracılığı ile SSCB Gürcistana a ziyarete giden 10 kişilik bir davetli gurubuna Hukukçu olarak dahil edildim. Burada Gürcistan ve Türkiyedeki Gürcü halkları arasında  Kültürel anlamda, dolayısıyla da Türkiye Gürcistan arasındaki ilk kültürel ilişkilerin başlamasına  alt yapı oluşturacak girişimlerde bulundum. 1990 yılında 3 öğrenci 1991 yılında 14 öğrenciyi Gürcistan devletinin bursuyla Tiflis TIP Fakültesine kaydettirdim. Bu öğrenciler bugün doktor olarak Türkiyenin bir çok yerinde başarı ile mesleklerini  devam ettirmektedirler. 1990 yılında Almanya Bremen kentinde hukuk master eğitimine ve  Bremen Vatan spor da tekrar futbol hayatına başladım  Ancak  ailemin ısrarları sebebiyle master eğitimini ve futbolu yarım bırakarak Yurda dönüp Avukatlık stajını tamamlayıp İzmit te 1990 yılında KOCAELİ  BAROSUNA kayıtlı olarak  Av.Tacettin DEĞER ile birlikte serbest avukatlığa başladım.

1992 yılında vatani görevimi önce, İzmir Foça Jandarma Komando okulunda , 11. Dönem Yedeksubay  dönem birincisi olarak mezun olduktan sonra,  Şırnak 23. Jandarma sınır Tugay Komutanlığı Silopi Taburunda, 1. Bölük 1. Tim Komutanı olarak Sınır güvenliği ve sınır ötesi terör ile mücadelede , görevlerimi üstün hizmet ve takdirname ile 21.03.2003 tarihinde tamamladım.

1990 yılında eski adıyla Kocaeli Batumlular Derneği, bugünkü adıyla Kocaeli Kartvel Kafkas Kültür Merkezi Kurucu başkanlığı yaptım. Bu görevimi 15 yıl sure ile sürdürdüm. Bu günde Başkanı olarak faaliyetlerimi sürdürmekteyim. İstanbul  Gürcü Kültür Merkezi, Gürcistan Dostluk Derneği, Gölcük Kafkas Kültür Derneği,  İstanbul Gürcü Kültür Derneği Kurucuları arasında yer alıp  zaman zaman da yönetim Kurulu üyesi oldum. 1998 de Türkiye Gürcistan arasında başlayan diplomatik  ilişkiler çerçevesinde,  Türkiyenin  Gürcistana hibe ettiği askeri Deniz Hücumbotu teslim töreninde  Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral  Salim Dervişoğlu ile Gürcistan Savunma Bakanı arasında,  Gürcistan uzmanı tercüman olarak görev yaptım. Bu  3 lü özel görüşme sonrası , Türkiye Gürcistan ile  askeri anlaşmalar imzalayarak Tarihinde ilk defa Türkiyenin yardımlarıyla Gürcistan milli ordusu kuruldu.

İki ülke arasında eğitim, kültür  ve diplomatik ilişkilerin gelişmesinde verdiğim hizmetler sebebiyle 2002 yılında dönemin devlet başkanı Eduard ŞEVARDNADZE nin teklifi,  Gürcistan Parlamentosunun onayı ile  Gürcistan Devlet Şeref madalyasına layık görüldüm. Bu Şeref Madalyası 2005 yılında  Gürcistan Devlet Başkanı Mikhael ŞAAKAŞVİLİ tarafından devlet töreni ile şahsıma takdim edildi . Böyle bir madalyaya layık görülen  ilk TC vatandaşı oldum.

1993 yılında Kız meslek lisesi  Dekoratif el sanatları bölümü mezunu EŞİM SEYHAN ZORLU ile evlendim.  1994 yılında Kızım Ruhsar Tamar ZORLU  2000 yılında Oğlum Faruk Tariel ZORLU dünyaya geldi.  Kızım Ruhsar Tamar ZORLU halen Anadolu Ünv. Mimarlık Fak.Endüstriel Tasarım Bölümü  son Sınıf öğrencisi, oğlum Faruk Tariel ZORLU  Gölcük Atatürk Anadolu Lisesi son Sınıf öğrencisidir.

1999  yerel seçimlerinde Kocaeli İzmit Büyükşehir Belediyesi Saraybahçe Belediyesi  Belediye Meclis üyeliğine seçildim. 2003 de Kocaeli Fuar Müdürü oldum  2000-2001-2002- yılları  Gölcükspor,  2003-2011-2013 yılı  Kocaelispor 2.Başkanlığı görevlerini yürüttüm.  Aynı zamanda  Kocaeli sualtı sporları , Kocaeli Otomobil sporları, Kocaeli atlı spor kulübü, Saraylı Kimsesiz Çocuklar Köyü Koruma derneği kurucu başkanlıkları ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundum. Hali hazırda  Ülke genelinde 62 ilde 170 ilçe de örgütsel yapısını tamamlamış , milli ve tarihi değerlere bağlı Sivil Toplum Kuruluşu olan FİKR-İ ASIM fikir ve düşünce derneği , Kocaeli İl Başkanlığı, İzmit Futbol Kulübü Başkanlığını yürütmekteyim.  25. Ve 26 . Dönem AK PARTİ KOCAELİ MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI oldum.

Aile Köklerim Hicri 1293 Osmanlı Rus savaşı sonrası  Kafkasya Gürcistan Batum  Borçka dan  Göç etmiş   ZOBOĞLU sülalesidir. Dedemiz ZOBOĞLU HASAN efendi  milli mücadelede , saltanata ve halifeye karşı isyancılara rum ve ermeni çetelerine, İzmiti İşgal eden İngilizlere karşı Kocaeli Gölcük ve köylerini korumak amaçlı , yaklaşık 3 bin atlı  fedaisiyle  milis kuvvetleri olarak savaşmıştır. Kuvva-i Milliye nin kurulmasından sonra, sultanın emirleriyle  milli mücadeleye katılmış , Servetiye cephesinde gösterdiği üstün başarılar neticesi Milis Albay rütbesiyle onurlandırılmıştır. Milli mücadele sonrası Gölcük Hamidiye köyünde  çiftçilik yaparak  yaşamını sürdürmüştür  ve vefat etmiştir.

50 yılı aşkın yaşamım  boyunca ilk yurt dışı seyahatimi 1977 yılında Türkiye Futbol Federasyonunun organizasyonu ile Bayern Münih Futbol Okulunda  kursa katılmak üzere  12 yaşında  Münih Almanya ya  yaptım. Gerek iş,  gerekse turistik amaçlı tüm avrupa kıtası ülkeleri, tüm eski SSCB ülkelerine seyahat ettim. Etnik kökenim gereği özellikle Kafkasya  halkları dilleri, kültürleri  ve de tarihi  konusunda  uzmanlık derecesinde  eğitime, bilgi, görgü ve tecrübeye sahip oldum. 2003-2011 yılları arası ticari bir faaliyet sebebiyle Gürcistanda ikamet ettim. Bu arada Tiflis Üniversitesinde Uluslararası Hukuk Mastırı yaptım. İyi derecede  Gürcüce, İngilizce , orta derecede  Rusça ve  Almanca dillerini konuşabilmekteyim.

Tarih, Kültür, folklor, ilgim ve araştırma konularım olup, tüm yaşamımı ve eğitimimi Hakka ve halka hizmet  ideolojisi altında, insanlık  ideallerine,  toplumsal kalkınmaya, adalete ve aydınlanmaya adadım. Ülkemizin ve bölgemizin stratejik konumunu, önemini gayet iyi algılıyor, tarihsel misyonuna inanıyorum. Her ne şart ve şerait altında olursa olsun,  ülkeme hizmet etmek için elimden geleni yapıyorum. Bugüne kadar bu misyonu  gönüllülük esası ile sürdürdüm sürdürmeye de devam edeceğim.

SİYASETLE NE ZAMANDIR İLGİLİSİNİZ, AK PARTİ GEÇMİŞİNİZLE İLGİLİ BAHSEDER MİSİNİZ?

Siyasetle  aktif olarak ilgim 1999 yılında Kocaeli İzmit Saraybahçe Belediyesi Belediye Meclis üyesi olarak seçilmemle başlamıştır. O dönemde Sayın Sefa SİRMEN  İzmit B.Şehir Belediye Başkanı olarak  Hikmet ERENKAYA da Saraybahçe Belediye Başkanı olarak görev yapmaktaydı. Bu nedenle CHP den aday olarak Belediye Meclis üyeliğine  seçildim. Ailem her ne kadar  Demokrat parti Adalet Partisi ANAP Refah Partisi muhafazakar milliyetçi bir gelenekten geliyor olsa da, ilk olarak CHP çatısı altında siyaset yapma şansı elde edebildim.

Türkiyemizin  bugün içinde bulunduğu siyasi konjoktürü , oldukça yüksek gerilimli bir dış politika belirlemektedir.  Bu nedenle   iç  politikada   da yerel yönetimler , ülkemizin  en önemli   siyasi enstrümanları,  haline gelmişlerdir.  Son 15 yıllık dönemde Ülkemizin yönetiminde yer alan hükümetler , geçmişin geleneksel yönetim anlayışlarından , çeşitli vesayet guruplarından ve de en önemlisi dış güçlerin kontrolünden arınmayı hedeflemiş  bağımsız politikalar üretmişlerdir. Bu tam bağımsızlık esaslı  siyasi programları , Gazi Mustafa Kemal Atatürk ten sonra gelen, son 100 yılın  en önemli ve güçlü lideri, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN  ile   birlikte başarmaya çalışmaktayız.

Sadece  Anadolu  coğrafyasında değil,  tüm Osmanlı  ve  İslam coğrafyasında  örnek lider  olan  Cumhurbaşkanımız . Ülkemizde  göstermiş  olduğu sosyal,  kültürel,  ekonomik ve demokratik reformlarla, halkımızın refah seviyesini  yükseltmiş,  siyasi tecrübesi  ile,  dik duruşu, azmi , millet ve memleket sevdası  , bizler gibi gelecekte  politik  lider olmaya aday  genç siyasetçiler için, örnek  alınacak bir liderlik standardı belirlemiştir.

İş te bu noktada  ferasetine  her  zaman  inandığım ve güvendiğim  Anadolu insanı,  seçimler yaklaşırken , çeşitli emri vakilerle  değil de, gönül rızası  ile  oy vermek, yönetimlerde  gerçek  iradesini temsil ettirmek için, Sayın Cumhurbaşkanımızın idealize ettiği, hepimizin de  buna  itibar ettiği  niteliklerde siyasetçileri, kürsülerde görmek  istiyor. Bu nedenle doğup büyüdüğümüz , acısını mutluluğunu  paylaştığımız, sosyal sorumluluklarımızı gönüllülük esasına dayalı olarak yüklendiğimiz, kentimizde, halkımızın şahsıma bu yönde teveccüh göstermesi benim ve mensubu bulunduğum ailem için,  sadece gurur vesilesidir.

NEDEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI?

Tüm ailem  “… mevzu  vatansa gerisi  teferruattır”  ideali ile  yetişmiş  bireylerden oluşmuştur. Çünkü 2000 yıldır savaşan bir milletin evlatlarıyız. Ve mevcudiyetimizi korumak emaneti gelecek nesillere aktarmak içinde  halen dahi savaşıyoruz. Zaman ve mekan değişimleri içerisinde her nekadar bu savaşın şekli ve de karakteri değişiyorsa da,  bizler için değişmeyen tek ideal  Vatan, Bayrak , Ezan dır. Bu ruh ile  üstad  Mehmet Akif in  yazdığı  milli  marşımızın  her kelimesinde,   geçmişimize , bugünlerimize  ve  geleceğimize  ışık tutmuş  milli ve manevi duygularımıza tercüman olmuştur. Bu nedenle  bizler için devlet  görevi  özünde,   bu inancımızın  aktif mücadelesi , mevcudiyetimizin de devamıdır. Şahsım  için  her  görev , milletim lütfettiğinde , ona hizmet için çalışmaktır. Bu hizmet gün gelir   belediye Başkanlığı olur, gün gelir  hainler  karşısında  demokrasi mücadelesi ,ama her zaman  bu ülkenin ve milletimin  düşmanlarına karşı,  her cephede  savaşacak askerleriz. Her daim  Hak ve vatan yolunda mücadelede makam ve görev  ayırmaksızın , devletimizin  eriyiz.  Belediye Başkanlığı  Makamı da,  şahsımda özel bir  talep oluşturan,  herhangi bir  özellik arz etmemektedir.  Milletin tevdi edeceği her türlü  milli ve vatani görev,  bizler için ibadet gibi  kutsaldır.

BUGÜN DİYELİM Kİ GÖLCÜK’ÜN BAŞKANI SİZSİNİZ, HANGİ KONUDA  FARKLILIK OLUŞTURMAK NİYETİNDESİNİZ?  DÜŞÜNCELERİNİZDE  GÖLCÜK İÇİN NE GİBİ PROJELER MEVCUT ?

Ata sözlerimiz  bizler için en büyük tecrübedir. İlkokulda  öğrendiğimiz  bu veciz değerler hayatımızın her alanında her yaşta aklımızı başımıza devşirmiştir. Hani derler ya, okulda ne öğrendin de hayatta karşılığını gördün ? ben böyle bir  soruya her zaman tek bir  cevap vermişimdir. O  da  ATASÖZLERİMİZ dir.  Latife bir yana,  her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, der ya atalarımız . Hiç şüpheniz olmasın ki, benimde bir yoğurt yiyişim olacaktır. Bugün milletimiz bana bir teveccüh göstermişse , bu benim yoğurt yiyişimi beğendiğinden olsa gerektir. Bu bile başlı başına bir  farktır. Bu farklılık, halkımızın  beklentilerini yerine getirecek farklılıklardan başka bir şey olamaz. Milletimin şahsıma tevdi edeceği , Belediye başkanlığı görevi,  benim kişisel beklentilerimi,  duygularımı , düşüncelerimi,  tatmin edeceğim ,bir makam elbette değildir.  Milletimin bu yetkiyi bana vermesinin anlamı , milletin beklentilerini yerine getirebileceğime olan inançları ve güvenleridir.  En büyük ihanet ise , milletin emanet ettiği bu inanç ve güvene  ihanet etmektir. Öncelikle  milletimin bana olan teveccühünün  kaynağı, ülkemizde ve dolayısıyla kentimizde  kutuplaşmış  siyaset  sebebiyle , vatandaşlarımız arasındaki ayrışmayı ortadan kaldırıp, öncelikle  birlik ve beraberliği sağlamaktır.   Kentimizde  yaşayan  her kesimden vatandaşlarımızın,   refah seviyelerini ,milli,  manevi ve  insani değerlerimizi, yaşam kültürümüzü zenginleştirecek  projeleri hayata geçirerek, günlük yaşantımızı   sağlık ve mutlulukla sürdürmek tir.  Bunu  hep birlikte , partimin adayı ben olsam  da  olmasam da samimiyetle  hareket  ederek  başaracağız. Ancak  benim iddiam bu ideali , diğer adaylardan daha iyi, daha kararlı, daha hızlı  başaracağıma  olan  inancımdır.

Gölcük Kentimizin , bugün için en büyük sorunu kentsel yerleşimdir. Şehrimizin  fiziksel  dizaynı , bu dizayna  uygun tercih edilmemiş kent mobilyaları  ve yoğun nüfus artışı karşısında, belediyemiz tarafından  yürütülen  hizmet  düzenlemelerinin, kısa vadeli planlamalarla  yetersiz kalmış , çabuk yıpranmış ,ve  hizmet veremez duruma  gelmiş  olmalarıdır. Ülkemizin kalkınmasında İnşaat sektörünün lokomotif rol alması , Yapılaşmayı  gerçekten  çok arttırmış , bu durumun olumsuz yansıması olarak  kentimizde , şantiye mantığı  hakim olmuştur.  Ekonomik paylaşım ve  ticari denge  belli kutuplara  yoğunlaşmış  olduğundan,  toplumun her kesimi, kentin refahından eşit ve adil faydalanamamaktadır.  Toplumumuzun  genel beklentileri,  hizmet anlamında karşılanıyor  olsa da , her kesimi memnun ve mutlu edecek, yaşam kalitesini arttıracak,  alternatif  yatırımlar  öncelik bulamamıştır. Gölcüğümüzün sosyo-ekonomik yapısını tanımlayacak olursak;  Gölcük  bacalı endüstri kenti değildir. Kentimizin en önemli üretim tesisi , Ford Otosan fabrikası ve Gölcük Askeri Tersanesidir.  Ayrıca Meyvacılık Tarımının da  önemli merkezlerinden biridir. Ailemin  de eski bir meyve üreticisi aile olması sebebiyle,  bu konu  tekrar özenle Gölcüğümüzün gündeminde ele alınmalıdır. Tarihi ipek yolunun  kentimizin ortasından geçiyor olmasının, İzmit Körfezine  uzun bir kıyı şeridimizin bulunmasının avantajıyla ,üreteceğimiz alternatif turizm projeleriyle, Kentteki ekonomik ve ticari denge  dağılımını sağlamalı , insan yoğunluğu  ve  trafik hareketini , kentin geneline dengeli olarak yayılmalıyız. En büyük problemimiz haline gelen şehrimizin ortasından geçen Karayolunun yoğunluğunun azaltılması için  alternatif projeleri derhal vakit kaybetmeksizin hayata geçirmeliyiz. İhsaniye  ve  Değirmendere  geçen dönemler içinde  çok hızlı büyüme  göstermiştir. Bu bölgelere bütçeden  ayrılan  yatırım payları, büyüme karşısında kifayetsiz kalmıştır. Bu nedenle planlama hizmetin yatırım olarak halka ulaşmasında en önemli unsurdur. Hizmeti halka ulaştırmada yatırımın iyi planlanması, verimliliği ve doğal olarak  halkın memnuniyeti arttırır. 15 yıl öncesinde geçmiş  iktidarlar döneminde,  tüm bu konuştuklarımızı sadece hayal edebiliyorken,  artık hizmet yarışında  seçicilik arıyoruz. Bu nedenle bizleri bu günlere  getiren  bizlere çılgın projeleri bile  hayata geçirme inancı veren mevcut hükümetimize  Sn Cumhurbaşkanımıza minnettarız.

Kentimizin güneyinde,  dağlık kesimde yer alan yeşil vadiler ve ormanlarımız,  bizlere göre Dünyanın en güzel  köylerimizi barındırmakta, bu köylerimiz yeni kanuni düzenlemeler ile  kentimizin güzide mahalleleri haline gelmiştir. Ancak şahsımın bizzat bu köylerden Hamidiye Köyü kökenli olmam sebebiyle öncelikle bir vatandaş olarak ve bu köylerde yaşayan vatandaşlarımızın ortak duygularına  ve taleplerine karşılık olarak, bu mahallelerin her zaman köy olarak adlandırılması,  otantik özelliklerinin korunarak, daha da güzelleştirilerek,  sosyo-kültürel yapılarının devam ettirilmesiyle turizm Potansiyellerinin  çok fazla arttırılabileceği ve yöre halkına ciddi ekonomik katkılar sağlayacağı inancındayım. Gölcük Köyleri derneği Başkanı olduğum dönemde Kocaeli Büyükşehir Belediyemizin desteği ile  geçen yaz  Mayıs ve Ağustos ayında  gerçekleştirdiğimiz , Bölgeye yerleşik halkımızın  göçün 140 yılı anma organizasyonları kapsamında  düzenlediğimiz 3 günlük Kafkasya Festivali  projem çok başarılı oldu .Bu nedenle  öncelik le  milletimizin turistik amaçlı faydalanmasına yönelik  bu köylerimiz ve de köylülerimiz için daha güzel projelerimiz, hatta çılgın projeler diyebileceğimiz ciddi yatırımları  planlamaktayım.  Değirmendere, Halıdere, Ulaşlı  da bu turizm projelerimizin  sahil bandını teşkil edecektir.Körfezimizin güzel denizinin ve kıyılarının,  yat limanlarıyla , amatör balıkçı barınakları ve  sosyal tesislerle, eğlence ve konaklama yerleriyle düzenlenmeleri ile fark yaratacağımızı düşünüyorum.

BAŞKAN MEHMET ELLİBEŞ’İN GEÇEN 15 YILINI DEĞERLENDİRİR MİSİNİZ? 

Geçen 15 yıllık süreç  içerisinde  Sayın Başkanımız, Hepimizin Mehmet Ağbisi, ağbiliğine, mütevaziliğine  ve partimize yakışır başarılı bir belediye başkanlığı  görevine  devam etmektedir. Halkımızda onun bu başarısına teveccüh göstererek, kendisini Gölcük tarihimizde  ilk defa 3 dönem üst üste belediye başkanı seçerek,  başına  tac etmiştir.  Ak Parti parti tüzüğünün, bence   de en önemli kuralı  olan , seçilen bir adayın,  en fazla 3 dönem aynı göreve aday olabilme  imkanıdır. Bu kural  parti dinamizminin ,  değişimin yarattığı sinerjinin , milletin   Ak Partiye gösterdiği teveccühün en temel  sebebidir.  Bu kural ile parti içi statüko oluşması engelleniyor, topluma kendini kabul ettirebilen her  idealist,  dava adamı siyasetçi , adeta bir okul eğitimi disiplini içinde,  parti kurullarından yetişerek, milletine ve devletine hizmet  edecek görevlere gelebilmektedirler.  Bizler  devletin üniversitelerinde, zor şartlarda  ancak herkes le  eşit imkanlarla,  başarıya endeksli yetişerek , gerek aile,  gerekse mesleki hayatımızdaki yetenek ve becerilerimizle , sosyal toplumda yüklendiğimiz sorumluluklarla, Ak PARTİ li olma kimliğini,  Ak partili olma sorumluluğunun yüklediği değerlerle   temsil  etmeye çalışıyoruz.  Kendi mesleki sorumluluklarımız ve çalışma yoğunluğumuz sebebiyle , seçimler dışında  parti içerisinde , aktif görevler alamadığımız süreçlerde,  teşkilatlarda fiilen  çalışamasak da , işinde, evinde, ailesinde, ülkesinde  mutlu ve başarılı olmak için gayret gösteren bireyler olarak,   AK Partimizi ve  Ak Partililiğimizi temsil etmek , en az alanda faaliyet gösteren partilinin  emeği  kadar değerli olduğuna  inanıyorum. Sayın Başkanımız  Mehmet Ellibeş de, bu anlamda hepimize örnek bir insan olarak , görevinde de örnek bir  başkan olarak bizlere de örnek olmuştur. Onun  bizlere bırakacağı  bayrağı, bizlerde  hiç  şüphesiz,  bizlerden sonra gelecek kardeşlerimize  gururla   teslim edeceğiz.  Bu bir bayrak yarışıdır.  Bizim Ak partimizin  her zaman yarışı en başta tamamlaması  için, bayrağı elden düşürmeyeceğimize şüphe yoktur. Milletimizin   hamaseti ile  adaylık konusunda da  partimizin kurullarının , en doğru kararı vereceğinden hiçbir zaman şüphemiz olmamıştır.

SON DÖNEMDE AK PARTİ’DE YENİLENME RÜZGARI VAR. BU SÜREÇTE ADAYLIK ŞANSINIZI NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Ak Parti Her zaman Yenilenme  idealini benimsemiş bir partidir. Bu nedenle son zamanlarda yenilenme rüzgarı var tespitinizi kabul etmiyorum. Ak Parti nin  kuruluşundan bugüne kadar, parti içinde görev yapan yüzlerce  siyasetçi,  bugün yerini yeni genç arkadaşlarına bırakmıştır.15 yıllık süreç içerisinde partimizde ve parti kurullarımızda genel başkanlarımızda dahil olmak üzere değişim devam etmiştir. Kısaca bir vecizle nitelendirmek istersek Ak Partide değişmeyen tek şey değişimdir. Her partilimin  görev ideali,  ilk günkü azim ve istekle memleket davamıza hizmet etmektedir. Partimizde her üyenin  üye olmakla edindiği  ağır sorumlulukları vardır. Biten  bir seçimin sabahı, yeni yapılacak seçimin ilk çalışma günüdür, anlayışı ile hareket eder. Çalışmalarımızı bu anlayışla,  gönül birliği ve Parti sevdamız  ile birlikte sürdürürüz .

Öncelikle  Ailem ve  akrabağlarım, köylülerim, yakın dostlarım, komşularım,meslektaşlarım Sivil Toplum örgütlerinde birlikte mücadele ettiğim yol arkadaşlarım adaylığımı gönülden desteklemektedirler.  Bu nedenle  öncelikli görevim beni destekleyenlere karşı görevimi , partimizin Gölcük Belediye Başkanı aday  adayı olarak yerine getireceğim.  Bundan sonrası  partimin ve yetkili organlarının  adil tercihi olacaktır.  AK Parti geçen dönemler içinde , bu konuda adeta hiç hata yapmamıştır. Ak Partimizin bu  seçicilik  tecrübesine  güveniyorum. Bu seçim  dönemin  şartları, önceki dönemlere nazaran,  biraz daha  fazla önem arz etmektedir.  Sn.Cumhurbaşkanlığımızın önderliğinde, ülkemizin  yönetim sistemini  değiştirdik ve  bize özgü,  bizim devlet tecrübelerimizden kaynaklanan , yeni bir yönetim sistemini, yeni  anayasamızla düzenledik.  2019 seçimleri sonrası , bu yeni yönetim sistemin, tam anlamıyla uygulanmasını sağlayacak, bir çok  yeni düzenlemelere , kısaca ciddi hukuki çalışmalara  ihtiyaç  olacaktır.  Bu anlamda bir hukukçu olmamın,  aday olarak tercih edilebilmemde avantajlı olacağını düşünüyorum.  Yine  daha öncesinde belediye meclis üyeliği ve uzun dönem belediye hukuk müşavirliği gibi görevlerde bulunmuş  olmam sebebiyle, Belediye başkanlığını da  başarı ile yürütebilecek tecrübeye sahip olduğumun göstergesidir.  Önümüzdeki seçimlerde ,  Sn.Cumhurbaşkanımızın deyimiyle  yaşanılan metal yorgunluğuna karşı, genç dinamik , herkesi ve her kesimi kucaklıyabilecek, toplumun takdir ve beğenisini kazanmış , milli ve manevi değerlere  bağlı , samimi, genç dimağların,  AK Parti  adayları olacağından şüphem yoktur. Bu anlamda partim şahsımı da tercih edebilir , başka  bir aday arkadaşımı da . Bizler her zaman her şartta Sn. Cumhurbaşkanımızın   millet ve memleket  davasında,  partimizle  bir ve beraber çalışmaya devam edeceğiz.

MESLEĞİNİZDE ZİRVEDE BİR İNSANSINIZ. SİYASET HELE DE BAŞKANLIK ZOR VE MEŞAKATLİ BİR İŞ. AİLENİZ VE İŞ ARKADAŞLARINIZ BUNA HAZIR MI? SİZİ DESTEKLER Mİ?

Hayatımın her safhasında iddialı ve inançlı bir insan oldum. Yaptığım her işte başarıya odaklandım ve her zamanda başarılı oldum. Zaman zaman bu başarılarım, bireysel başarılar olsa da Yaşadığım sosyal  topluluklar  içinde de , kurumsal yapılar içerisinde de, yüklendiğim görevlerimde başarıya odaklı mücadele ettim. Birlikte yola çıktığım hiç kimseyi yarı yolda bırakmadım. Bana emeği geçen bütün büyüklerime,  gönülden vefa ve minnet  duyuyorum. Bu anlamda hayatımda yer alan birçok büyüğümü burada anmak ve hatırlamak isterim.  En  başta aile büyüğümüz  ZOBOĞLU HASAN EFENDİ dedemizle  gurur duyuyorum. Bizlere  gururla   taşıyacağımız bir  soyadı  bıraktı. Ulusal mücadelede  Bölgemizdeki tüm köylerimiz, bu köylerde yaşayan halkımız  için ,  ulusal kurtuluş mücadelesinde  gösterdiği askeri kahramanlıkları  için,  gurur duyuyoruz. Bu gururu  bugünkü yaşamına kadar aynı anlayış ve ruhla , vatanına milletine hizmet ederek geçiren, beni ve diğer evlatlarını da  doğurup büyüten vatanına milletine hizmet  etmek üzere yetiştiren,  Annem Ruhsar  GÖNENÇ  ZORLU  ve Babam Ömer Faruk ZORLU ya , Mesleğimde başarılı  olmamda emeği olan Av.Tacettin DEĞER ‘e  , Bilge ruhları, ağbilikleri ve  insani öğretileriyle , Sn.Sinan ÖZBAY a ,Sn Sefa SİRMEN ‘e  Sn.İsmail BARIŞ a , Sn.Burhan ABİŞ ‘e Sn.Mehmet ELLİBEŞ  e  minnet ve şükranlarımı  sunarım . Bu günlere gelebilmenin  onurunu , Partimin adayı ve Gölcüğün Belediye Başkanı  seçilerek , onlara  da yaşatmak isterim. Ayrıca beni dost bilen ,dost gören , bana inanan, beni her zaman gönülden destekleyen  tüm arkadaşlarıma ,meslektaşlarıma , bu yoldaki destekleri için bir kez daha  teşekkür ediyorum. Umarım her zaman onların bu inançlarına layık olurum.

SON OLARAK TOPLUMA VERMEK İSTEDİĞİNİZ MESAJLARINIZI  ALABİLİR MİYİM? 

İçinde  yaşadığımız ülkemiz, dünyanın en güzel ülkesi ve bizler inanın dünyanın en güzel insanlarıyız. Dünyanın hiçbir ülkesinde , ülkemizde olduğumuz kadar, kendimiz olamayız. Atalarımızın dünyanın başka başka yerlerinden, bu topraklara gelen  göçmenler olsalarda , biz torunları , bizleri bu topraklara  getiren,  imanımız ve inancımızla, peygamberimiz gibi  Allah için hicret etmiş  topluluklarız.  Bu imanla  bu güzel toprakları  yurt edinmiş ,  şehitlerimizin kanlarıyla kutsayarak  ,vatan yapmışız. Bu vatan bu nedenle  hepimizin ortak mevcudiyetidir. Bu vatan, bu bayrak varsa bizler varız. Bu vatan bu bayrak yoksa bizler köleyiz. Yüzyıllardır süre gelen, hak ile batıl mücadelesi, aydınlanma ile hak tan yana güçlenmektedir. Gözümüze  gösterilene değil, aklımızla ve  gönül gözümüzle gördüğümüze  inanalım. Millet ve memleket davasına   nefer olacak  herkesle, birlik ve beraberlik içinde , önce ailemizin ,sonra kentimizin, ve sonra , ülkemizin refahı için,  samimiyetle,  adilane  bayrağı gençlerimize devredene kadar çalışalım. Birbirimizi Allah için sevelim. Bardağın her zaman dolu tarafını görüp, mutluluk ve sağlık için, fedakarlıktan kaçınmayalım. En büyük fedakarlık, nefsimizden yaptığımız fedakarlıktır. Nefsimize  teslim olmayıp, özümüzde ,sözümüzde ,tavrımızda, sabır ve tevazu gösterelim.  Gerisi zaten iman ve ibadetten ibarettir.  ibadeti  ise çalışmak olan bir milletin çocuklarıyız. Çalışalım ama çok çalışalım ki , gelecek nesiller bizim geçmişimizle övündüğümüz gibi, onlarda bizlerle  övünsünler .

ÖZEL RÖPORTAJ: SERKAN SIDAL

 

Yorumlar: 0

Mail adresiniz gösterilmeyecek. Zorunlu aranlar (*)