GÖLCÜK’TEKİ ŞARBON OLAYI!

 

 

 

 

 

 

Günlerdir Kocaeli ilçemizde yaşanan şarbon olayını konuşuyor.

 

Konu tam anlamıyla çorba olmuş durumda. Neyin, ne olduğu belli değil. Şöyle yaşananlara bir baştan bakıp bir sonuça ulaşamasakta soruları sorup, cevap bekleyelim.

 

Öncelikle Lütfiye Köyü’nün karantinaya alınması ile başladı bütün olaylar. Sonrasında da ülkenin en büyük besi çiftliklerinden birisi olan Vadi Besicilikte şarbon olduğu iddia edildi ve orataya bir belge çıktı.

 

Belgede Vadi Besicilikte şarbon vakası bulunduğu ve bunun içinde karantinaya alındığı yazılı. Belge de ki imza da Kaymakamımız Mustafa Altıntaş’a ait.

 

Fakat Kaymakamımızla konuştuğumuzda şarbon vakasının olmadığı, şarbondan ölen hiç bir hayvanın bulunmadığı, şarbona yakalanmış kimsenin de olmadığı tarafımıza ve diğer basın kuruluşlarına defalarca aktardı. Önlem için bu kararın alındığını söyledi.

 

Bunun yanında Vadi Besiciliğin Sahibi Cezmi Çiçek’te bir açıklama yaparak kesinlikle besi çiftliğinde şarbon olmadığını, eğer ispatlanırsa çiftliğini devlete bağışlayacağını söyledi ve kendilerine kumpas yapıldığını iddia etti.

 

Şimdi haklı olarak herkes soruyor. Şarbon yoksa neden öyle bir belge yapıldı.

 

Şarbon yoksa neden Lütfüye Köyü’ne karantina tabelası asıldı?

 

Bu soruların cevabını acil bir şekilde yetkililer vermeli!

 

Sırf önlem için koskoca bir çiftlik Türkiye’nin gündemine oturtulmalı mıydı?

 

Kafalardaki soru işaretleri önlenmeli!

 

 

 

 

Geçtiğimiz gün ulusal basında yayın yapan Güneş Gazetesi’de bu konuyu gündeme getirdi ve “Şarbon Kumpası” başlığı ile haberi ana manşetinden gördü.

 

Olaylar daha da ciddi bir hal aldı.

 

Gölcük, Kocaeli, Türkiye bu konuyla ilgili net bir cevap bekliyor.

 

O tesisleri kurmak kolay değil. Ben Cezmi Çiçek’i tanımıyorum ama tesisin Türkiye’deki en modern ve büyük tesislerden biri olduğunu biliyorum.

 

Yaşadığı durum gerçekten sıkıntlı.

 

Eğer ortada gerçekten bir kumpas varsa ve bunu birileri onu karalamak için yapıyorsa, bu iş çözülmeli.

 

Sonuçta şarbon önlem alındığı taktirde sıkıntısız atlatılan bir hastalık ama halkta karşılığı daha farklı. İnsanlar panik oluyor ve o tesiste binlerce kurbanlık kesildiği biliniyor.

 

Dedikodularda bundan dolayı çok çabuk yayılıyor.

 

Türkiye’de de hastalık gündem de. İnsanlara sağlıksız et yedirenler kimse gereken cezayı çekmeli. Bugün Brezilya’dan gelen hayvanların etleri marketlerden toplatılıyor. Peki neden o etler o market raflarına gelmeden önce kontrol edilmedi? Bu ciddi bir mesele…

 

Bakalım daha neler olacak? Konunun takipçisiyiz.

 

 

Yorumlar: 0

Mail adresiniz gösterilmeyecek. Zorunlu aranlar (*)

49 − 42 =