TÜKÜRÜN ONLARA ALKIŞ TUTAN KAHPELERE!

 

 

Devlet, milletten ayrı bir varlık değildir.

 

Milletimiz, tarihimizin en kritik ve karanlık dönemlerinin birinden geçerken, ülkemizdeki, bölgemizdeki ve yeryüzündeki gelişmeler, geleneğimizi ve güvenliğimizi tehdit ederken, bir ve beraber olmamız gerekir, Yeni ve milli bir kurtuluş heyecanı başlatılmalıdır.

 

Mustafa Kemal Paşa; 1 Mayıs 1920 günü TBMM’deki konuşmasında: “Efendiler, meselenin bir daha tekerrür etmemesi ricasıyla bir iki noktayı arz etmek isterim: Burada maksut olan ve Meclis-i âlinizi teşkil eden zevat yalnız Türk değildir, yalnız Çerkez değildir, yalnız Kürt değildir, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinden mürekkep (tamamından meydana gelmiş) anasır-ı İslâmiyedir, samimî bir mecmuadır. Binaenaleyh bu heyet-i âli’yenin temsil ettiği; hukukunu, hayatını, şerefini kurtarmak için azmettiği emeller, yalnız bir unsur-ı İslâm’a münhasır değildir. Anasır-ı İslâmiye den mürekkep bir kitleye (çeşitli kökenlerden oluşan bir İslam topluluğuna) aittir.” diyerek milliyetçiliğin tanımını yapmıştır.

 

Milliyetçilik de bir toplumun izzeti nefsidir. Milliyetçiliğin ve tarih boyunca bizi dünyaya şerefle tanıtıcı meşhur ve meşru sıfatımız olan Türk kimliğinin, kasıtlı ve ısrarlı bir tavırla ırkçılık gibi gösterilmesi ise, ikinci bir tehlikedir. Kasıtlı bir tahrip ve tahrik düşüncesidir Bu millet geçmişte ve çok yakın tarihte, ne yazık ki ideolojik tercihlerinin bedelini ödemek zorunda kalmıştır. Bir takım egemen güçlerin ve dayattıkları sistemlerinin tahribatları sonucu; inanç ve ahlak yozlaşmış, toplum milli kimlik ve kültürüne yabancılaşmıştır. “Ülke elden gidiyor!” havası ve hezeyanı artık bırakılmalıdır.

 

Merhum Mehmet Akif Ersoy’un da dediği gibi: “Tükürün cephe-i lâkaydına şarkın, tükürün, Kuşkulansın, görelim gayretleri halkın, Tükürün milleti alçakça vuran darbelere, Tükürün onlara alkış tutan kahpelere!”

 

 

Yorumlar: 0

Mail adresiniz gösterilmeyecek. Zorunlu aranlar (*)

− 1 = 2