SEÇİM AKŞAMI NE YALANLAR DÖNMÜŞ, İFTİRALAR ORTAYA ATILMIŞ!

 

 

 

 

 

 

Gazetecinin görevi doğruları yazmaktır.

 

Birileri sürekli kendilerinin doğrularını yazmamızı istiyor ama öyle bir gazetecilik yok!

 

Onun içinde meslektaşlarım ve ben türlü hakaretlere maruz kalıyoruz. Onlar istiyor ki, gazeteler muhalefet partisi gibi çalışsın, onların sözcüsü olsun, yok öyle bir Dünya.

 

Bizlere müthiş baskılar yapıyorlar, sosyal medyadan olmadık tepkiler veriyorlar.

 

Sorun yok artık biz alıştık,  bu işimizin bir parçası olmuş durumda.

 

Gelelim bugünkü yazımın konusuna.

 

Sabah tanıdık biriyle karşılaştım. Bana bir mesaj gösterdi, adeta şok oldum. Meğersem seçim akşamı ne provokasyonlar yapılmış, insanlar sokağa çıkartılmak için ne yalanlar, iftiralar ortaya atılmış.

 

Gösterdiği mesajda diyor ki; YSK’dan 7 kişi istifa etti, İnce YSK’da askerler ve polisler tarafından rehin alındı. Oy oranlarında oynamalar yapılıyor. Herkes seçim merkezlerine akın etsin.

 

Aklım almıyor ve insanlar bunlara da inanıyor. Öyle bir paranoya ve yenilmişlik psikolojisi oluşmuş ki, işin içinden çık çıka bilirsen.

 

Bir yandan da Gölcük için silahlarla sokağa çıkıldı yalanı.

 

Üç, beş kendini bilmez ateş etti evet ama merkezde atılanlar ses bombası ve havai fişekler idi. Sevinç gösterileri dahi nasıl da abartılmış.

 

İnsanların sevinmesi bile birilerine nedense batmış. Sanki kendileri kazansa sevinmeyecekler.

 

Bizde o seçimi takip ettik. Seçim sonrası YSK’ya itiraz edecek bir şey bulamadılar. Hatta Gölcük’teki seçimlerin sonuçlarını çoğu zaman sırf CHP’li avukatlar takip etti.

 

Seçim boyu yok oy çalacaklar, yok oy dolu çuvallar hazırlandı paylaşımları yapılıp duruyordu.

 

Twitter’daki FETÖ’cü hesaplar bu kitleleri öyle bir hazırlıyor ki, inanmaya hazır bu kitleler de veriyor kendi çevrelerini goy goya.

 

Kim ne oyu çalacak Allah aşkına. Oy kullananlar belli, atılan imzalar belli. Sandıklar da zaten bütün partilerin müşahitleri duruyor. Sayımları izliyor, sonra oylar hep birlikte sayılıp mühürleniyor ve parti müşahitlerinin eline ıslak imzalı sonuçlar veriliyor.

 

YSK’nın sitesinde bunlar yayınlanıyor. Bu oylar karşılaştırılacak ve  varsa hata itiraz edilecek. Yapılacak olan bu! İtiraz var mı? Yok! Eeee sizin amacınız nedir o zaman?

 

 

Gelelim Anadolu Ajans’ın mevzusuna. Bende bu ajansta çalıştım ve seçim takip ettim. Sistemi belli.

 

Ajans, kurulan seçim merkezlerine müşahitlerinden alınan ıslak imzalı sandık sonuçlarını alıyor, sisteme yükleniyor ve yayınlıyor. AK Parti’nin kuvvetli olduğu yerlerden öncelikli geldiği için de yüksek başlıyor ve sonrasında da düşüyor. Bu her seçim zaten böyle yeni bir şey değil ki.

 

17 Haziran seçiminde de öyle olmadı mı? Sonra AK Parti benzer bir oyu almıştı. Yok manipülasyon yapılıyor, yok kafasına göre sonuç yayınlıyor. 

 

Neden o zaman belli illerde iktidar partisinin oyları düşük çıkıyor. Neden Güneydoğu’da HDP bu kadar yüksek oy alıyor. Neden İnce yüzde 30 oy alıyor. Düşür 25’e. Öyle bir şey olma ihtimali var mı? Tabi ki yok!

 

Allah aşkına azıcık mantık. Bırakın artık bu işlerin arkasına sığınıp siyaset yapmayı. Bırakın gazetecilerle uğraşmayı. Herkes görevini yapsın, hata varsa, ispat varsa zaten gerekeni herkes yapar.  

 

Her seçim aynı şeyleri yazıyorum; çalışın, örgütlenin, vatandaşı etkileyin, bakın o zaman farklı olacak diyorum ama biz yine böyle yalanlarla, iftiralarla uğraşıyoruz.

 

 

 

 

 

Yorumlar: 1

Mail adresiniz gösterilmeyecek. Zorunlu aranlar (*)

+ 29 = 33