15 TEMMUZ GECESI GÖLCÜK’TE KATLİAMDAN DÖNÜLMÜŞ: “VURUN LEN ŞUNLARI”

 

 

Merkez Komutanlığı’nın demirlerine çıkan vatandaşları indirmeye çalıştığı sırada İmren’in silahını kaldırdığını ve ardından ateşin başladığını belirten R.P, “Havaya ateş devam ederken Hayrettin İmren’in ‘Vurun lan şunları’ dediğini duydum. Ben bunu duyar duymaz ‘ateş kes’ emri verdim ve ateş durdu.

 

 

 

 

Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Kocaeli Kapalı Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları ve yakınları katıldı.

 

Davaya Başbakanlık adına müdahil olan avukat Halit Çokan da duruşmada hazır bulundu.

 

Duruşmada, “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” ve “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarıyla haklarında iddianame düzenlenen ve dosyaları bu davayla birleştirilen Donanma Komutanlığı Güvenlik Tabur Komutanlığı’nda görevli astsubaylar İ.Ç. ve R.P’nin savunmaları alındı.

 

Tutuksuz sanık R.P, “darbeci amiral Hayrettin İmren’le birlikte hareket ettiği, emir ve talimatlarını sorgulamadan yerine getirdiği, İmren’in ateş emri verdiği grubun içerisinde olduğu” iddialarını reddetti.

 

Darbe girişimi olduğunu Başbakan Binali Yıldırım’ın televizyona yansıyan açıklamalarından öğrendiğini ve bunun üzerine emrindeki 6 askerin başına gittiğini belirten R.P, ilk andan itibaren olayları sorgulamaya başladığını savundu.

 

R.P, olayların başında Donanma Komutanlığı içerisinde darbeci olan ve olmayan grupları anlamaya çalıştığını ve Donanma Komutanı ile Üs Komutanı Hayrettin İmren’in askeri birbirine kırdırma ihtimaline karşı plan yaptıklarını anlattı.

 

Hayrettin İmren’in talimatı üzerine emrindeki askerlerle birlikte olayların yaşandığı Kapı-2 bölgesine gittiğini aktaran R.P, “Kapıya gittiğimde halktan bazıları içeriye girmeye çalışıyordu, Merkez Komutanlığı’nı çevreleyen demirlerin üzerine çıkmaya çalışanları görüyorduk. Hayrettin İmren de bölgedeki personeli ileri çıkarttı. Biz ileri çıkınca halk daha çok sinirlendi.” diye konuştu.

 

Merkez Komutanlığı’nın demirlerine çıkan vatandaşları indirmeye çalıştığı sırada İmren’in silahını kaldırdığını ve ardından ateşin başladığını belirten R.P, “Havaya ateş devam ederken Hayrettin İmren’in ‘Vurun lan şunları’ dediğini duydum. Ben bunu duyar duymaz ‘ateş kes’ emri verdim ve ateş durdu. Benim verdiğim ‘ateş kes’ emri Gölcük halkı kastedilerek ‘Vurun lan şunları’ emrini durduran bir emirdir.” ifadelerini kullandı.

 

R.P, ateş durduktan sonra askeri geri çektiğini kaydederek, “Hayrettin İmren bölgedeki personeli hilal şeklinde etrafında topladı. ‘Arkadaşlar burası bizim kalemiz, son damlasına kadar savunacağız.’ dedi. Bu sırada donanma komutanının nerede olduğunu soran İdris astsubayın üzerine yürüyerek, ‘Senin donanma komutanı dediğin Cumhurbaşkanının yalakası bir haindir.’ diye karşılık verdi.” şeklinde konuştu.

 

İmren’in ateş emri verdiği grubun içerisinde olduğunu fakat o grubun içerisinde olmasa ateşi kestirmesinin de mümkün olmayacağını savunan R.P, “Ateş kes’ emri vermeseydim, şu an şehit vatandaşlarımızın da konu olduğu bir yargılanmanın içerisinde olacaktık. Ben bir astsubay olarak o gece Hayrettin İmren’i durdurmak için elimden geleni yaptım.” dedi.

 

– “İMREN, ‘DONANMA KOMUTNANI HAİNDİR’ DEDİ”

 

Diğer tutuksuz sanık İ.Ç. de olay akşamı darbeci amiral Hayrettin İmren’le birlikte hareket ettiği ve sözde “mahrem imam İbrahim Tosun” ile HTS kayıtlarının tespit edildiği iddialarına ilişkin savunma yaptı.

 

Olay akşamı “turuncu” alarma geçilmesinin ardından birliğe giderek bu durumun gereklerini yerine getirmeye başladıklarını belirten İ.Ç, saat 00.30’dan sonra üst savunma harekat merkezinin hazır kıta timlerini Kapı-2’ye sevk ettiğini söyledi.

 

Sanık İ.Ç, kapıya gittiğinde İmren’in bölgedeki personeli etrafında hilal şeklinde toplandığını anlatarak, “Hayrettin İmren ‘Emir komuta bende’ deyince, ben de kendisine ‘Donanma Komutanımızla bir irtibatınız var mı?’ diye sordum. Elini yumruk yapıp, beni tehdit etti. Sonra geriye doğru gidip, ‘Senin Donanma Komutanı dediğin Cumhurbaşkanıyla hareket eden bir haindir’ dedi.” ifadelerini kullandı.

 

İmren’in darbeci olduğunu olayların başında anladıklarını ve bunu öğrendikten sonra da onu durdurmaya çalıştıklarını ileri süren İ.Ç, “Ben Hayrettin İmren’den hiçbir talimat almadım, emirlerini sorgulayabildiğim kadar sorguladım. Atış olduğu esnada bölgede değildim. Tüm silahlarımı temiz olarak teslim ettim.” savunmasını yaptı.

 

İ.Ç, sözde mahrem imam İbrahim Tosun ile HTS kayıtlarının tespit edilmesine ilişkin ise şunları kaydetti: “İbrahim Tosun’la 2004 yılında askeri sınavlara gireceğim dönem tanıştım. Sınav öncesi aynı misafirhanede kaldık. Benim babamla İbrahim’in babası aynı firmada çalışıyordu. O zaman numarasını telefonuma kaydettim. Askeri okula girdikten sonra 10 yıl boyunca hiç görüşmedik. 2014 yılında ailemden Kocaeli’ye geldiğini duydum, önceden tanıdığım için ailece birkaç kez görüştük. İbrahim bana FETÖ’den hiç bahsetmedi. FETÖ ile irtibatı olduğunu bilmiyordum. Mahkemede dinlenmesini istiyorum.”

 

– “ÖRGÜT EVİNDE ASKERİ SINAVLARA HAZIRLANDIK”

 

Duruşmada, tutuksuz sanıklar R.P. ve İ.Ç’nin savunmalarının ardından tanıkların dinlenilmesine geçildi.

 

Doğubeyazıt Sulh Ceza Hakimliği duruşma salonunda SEGBİS aracılığıyla duruşmaya bağlanan tanık A.S, tutuklu sanık eski Deniz Hava Filo Komutanı Deniz Kurmay Binbaşı Hacı Darıcı hakkında ifade verdi.

 

A.S, sanık Hacı Darıcı ile 1990-1992 arasında örgüt evlerine giderek birlikte askeri sınavlara hazırlandıklarını, Heybeliada Deniz Lisesi’ni kazanan Darıcı’nın örgütün sözde imamları tarafından yönlendirildiğini öne sürdü.

 

Sanık Darıcı, tanığın ifadelerini reddederek, baskı altında verdiğini düşündüğünü söyledi.

 

İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonundan SEGBİS aracılığıyla bağlanan tanık G.K. de tutuklu sanık eski Salihreis Savaş Gemisi 2. Komutanı Sami Tulgar hakkında ifade verdi.

 

Deniz Lisesindeyken 1994-1995 yılları arsında ders çalışmak için sınıf arkadaşı Sami Tulgar’la söz konusu yapının evlerine gittiklerini anlatan G.K, şu ifadeleri kullandı: “İlk zamanlar sadece ders çalışılıyordu. Lise 2. sınıfın sonlarına doğru görüşme sıklığı arttı, Fetullah Gülen ile ilgili kitap ve kasetler çıkmaya başladı. Ben sınıfın sonuna doğru ayrılarak, ilişkimi kestim. Sami’yle arkadaşlığımız devam etti. Liseden sonra 2 defa karşılaştım, bir de 2014-2015’te Ereğli’de çalıştık. O yapıyla görüşmeye devam edip etmediğini bilmiyorum ancak Ereğli’deyken aile yakınları olarak tanıttığı Orhan isimli kişiyle 2 defa yemek yemeye gitmiştik. Misafirliğe gittiğimiz Orhan isimli kişinin örgüt üyesi olduğunu gözaltına alınınca öğrendim.”

 

Sanık Tulgar, G.K’nin hakkındaki ifadelerini reddetti.

 

Mahkeme heyeti, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Donanma Komutanlığı’nda yaşanan olayları kayda alan güvenlik kameralarının görüntülerini incelemek için duruşmayı 11 Temmuz’a erteledi.

 

 

 

Yorumlar: 0

Mail adresiniz gösterilmeyecek. Zorunlu aranlar (*)

15 − 14 =