EŞİNİ, KIZINI, SAĞ KOLUNU ENKAZDA BIRAKTI

 

 

Gölcük Depremi ailesini aldı. Çok acı günler yaşadı Beyhan Softaoğlu. Eşini, kızını ve sağ kolunu enkazda bıraktı ama yılmadı.  Arkadaşlarının da desteği ile hayata tutundu ve gözleri hep hüzünlü olsa da gülen yüzüyle, acıların üstesinden gelmeyi başardı. İşte Softaoğlu o acı günleri ve yaşam mücadelesini anlattı.

 

 

 

 

Asrın felaketi Gölcük depreminin üzerinden tam 19 yıl geçti. Yaşanılan büyük acılar, geçen onca yıla rağmen azalmadı. Bu büyük depreminin en ağır tanıklığını ve kaybını yaşayanlardan biri de 65 yaşındaki Gölcüklü Beyhan Softaoğlu idi.

ÖZLEM HİÇ BİR ZAMAN BİTMİYOR

Eşi İsmail, kızı Aylin ve sağ kolunu enkazda bıraktı. 19 yıl sonunda çok acılar çeken Softaoğlu bugün yaşam savaşına devam ediyor.  Arkadaşlarının da desteği ile o acı dolu günleri bir nebze de olsa atlatan Softaoğlu’nun yüzü hep gülse de eşine ve kızına olan özlem hiç bir zaman bitmiyor. Gölcük Belediye Kadınlar Kafesi’nde  zaman zaman çalışan, tiyatro sahnesinde bizlerin karşısına çıkan, kimi zaman gözleme yapan, kimi zaman da güleç yüzüyle gençlere hayat sevinci aşılayan Softaoğlu, 19 yıl önce geçirdiği o zor günleri şöyle anlatıyor.

KIZIM BANA SARILDI KORKMA ANNE DEDİ

“Eşim esnaftı. Gece eşim ve ben balkonda oturuyorduk. Kızım da arkadaşıyla odasındaydı. Son kez benden içecek bir şey istedi. İşte o dakika sallandık. Öyle bir gürültü koptu ki. Ortalık zifiri karanlık. Kızım bana sarıldı. ‘Korkma annem. Kurtulacağız’ dedim. Sonra yine bayılmışım. Uyandığımda taşların içindeydik. Kızımın kafası karnımda. Çok acı çekiyordum. Benim kolum kopmuş. O kolumla en son kızımın başını okşayabilmişim. 3 gün kaldık göçük altında. 17 yaşında gencecik bir kızdı yavrum. Hastenede aylar sonra öğrendim yavrumun ve eşimin öldüğünü.”

DEPREMDEN SONRA 1.5 HASTANE DE YAŞADI

Depremden sonra 1.5 yılını hastanede geçiren Softaoğlu, 9 ameliyat geçirdi. Ayakta durmaya çalıştı yıllarca. Sol kolunu kullanmayı öğretti hayat ona. Geçen 19 yılın ardından hiçbir şeyin değişmediğini Softaoğlu, şu sözcüklerle anlatıyor: “Geçen sadece zaman. O tarih hiç gelmesin istiyorum. Saatler hiç 03.02’yi göstermesin istiyorum. Ama yine de acının merkezini terkedemiyorum. Kızımın da eşimin de mezarı burada.”

TEK KOLUM ARTIK BANA YETMİYOR

Gölcük Belediyesi’nin mağdur kadınların çalışıp, kendi parasını kazanabilmesi için kurduğu Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin kafeteryasında 1.5 ayda bir kendisine sıra geldiği haftalarda çalışıyor. Her şeye rağmen enerjisiyle, yaşama tutunmasıyla örnek gösteriliyor. Gölcük’te geçirdiği günleri ise “Bir hafta boyunca kendi yaptığımız poğaça, kek, böreklerin satışından para kazanıyoruz. Bir de eşimden kalan emekli maaşım var. Kirada oturuyorum. Yetmiyor. İş olsa çalışırım ama kafeteryada da sıra bana ancak 1.5 ayda bir geliyor. 19 yılda artık tek kolum da bana yetmiyor” diyerek anlatıyor.

 

 

 

 

Yorumlar: 0

Mail adresiniz gösterilmeyecek. Zorunlu aranlar (*)

45 − = 38