USD Alış 3.5769 Satış 3.5626 l EURO Alış 4.0112 Satış 3.9952

» Gençağa Eren - TÜM YAZILARI

11.01.2017 Çarşamba - 12:57

 

Kur’an okumak Rabbimizin en önemli emirlerindendir.Kur’anın okuyun’..[1] onlar kitabı hakkıyla okurlar.[2] Kuran oku…[3] ifadedeleri Her müslümanın kadın olsun erkek olsun okumayı bilmesi Namazda okunması şart olanları ezberlemesi Farz’ı Ayındır.Tamamının Hıfs (ezberlenmesi) ise Farz’ı kifayedir.Kitabı okumak ona güvenmekle alakalıdır.

Kişinin Kur’an’ı Kerim’e yaklaşımı onun imanıyla doğru orantılıdır.İman arttıkça Kur’an’a ilgi artar. Çünkü Kur’an alemlerin Rabbinin sözüdür. Dünyadaki sıradan insanların sözlerini bile çok merak eden insanlar Kur’an’a ilgisiz kalıyorlarsa onu hakkıyla tanıyamamışlar demektir. Kur’an’ı büyük bir ciddiyetle okumak emrediliyor…ağır ağır (düşünüp anlayarak) Kuran oku.[4]İslam’ın ilk günlerinde Müslümanların Kur’an’ı çok iyi öğrenmeleri için bu ağır emir verilmiştir.Ve mü’minler bu emre hemen sıkıca sarıldılar.Yani günde az veya çok Kur’an okumak Allah tealanın emridir Siz bu Kur’an’dan sorumlu tutulacaksınız.

[5]. Kur’an’daki ilkelere göre hayatlarını düzenlerlerse o toplumda mükemmel bir ahenk oluşur. Kur’an-ı Kerim’deki evrensel prensiplere uymayanlar hayatlarının merkezine Allah’ın kitabını değil de başka şeyleri koyanlar mutluluğu asla tadamazlar.Bazı iyi niyetli insanlar da (Kur’an’ı bilmedikleri için) bunlara uyarlar. Bu insanlar çok samimi ve iyi niyetli olabilirler.Fakat din konusunda niyetin iyi olması tek başına yeterli değildir.

Allah’a kulluk ederken Allah’ın gösterdiği yöntemlerin dışına çıkılmamalıdır.Böylelerinin ahiretteki durumlarını şu Ayetler ifade eder;Benim Kitap’ımdan yüz çeviren bilsin ki onun sıkıntılı bir dünya hayatı olur ve kıyamet günü de onu kör olarak diriltiriz. O zaman: “Rabbim! Beni niçin kör olarak dirilttin, oysa ben dünyada gören bir kimseydim” der. Allah da: “Ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları unutmuştun, önemsememiş, ilgilenmemiştin. Bugün de seninle kimse ilgilenmeyecek, önemsemeyeceksin” der. İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine güvenmeyenleri böyle cezalandıracağız.

[6] “Eğer Allah’ın kitabını bir araya toplanır, okur ve aralarında müzakere ederlerse, üzerlerine sekînet iner, onları rahmet kaplar ve melekler etraflarını kuşatır. Allah Teâlâ da o kimseleri kendi nezdinde bulunanların arasında anar.”[7] “Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir[8] Elif-Lâm-Mim bir harftir  demiyorum. Aksine elif bir harf, lâm bir harf ve mim de bir harftir “Kur’ân-ı Kerîm’den tek harf okuyana bile on sevab vardır. Her hasene on misliyle kayde geçer.

[9]Sizin en hayırlılarınız, Kur’an-ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.”[10]hadislerinde, Cenab-ı Hakk’ın mü’minlere büyük bir lütfunu haber veriyor: Tilâvet edilen Kur’ ân’ın sevabı âyet âyet veya kelime kelime hesaplanmıyor, harf harf hesaplanıyor. Her harf için on sevap veriliyor. Her hasenenin en az on misliyle kaydedileceği [11] buna göre, Kur’ân-ı okuyarak mü’min, büyük bir kazanca mazhar olmaktadır.Hadisde“Kim Kur’an’ı okur ve onunla amel ederse, kıyamat günü babasına bir tâç giydirilir. Bu tâcın ışığı, güneş dünyadaki herhangi bir evde bulunduğu takdirde onun vereceği ışıktan daha güzeldir. Öyleyse, Kur’ân’la bizzat amel edenin ışığı nasıl olacak, düşünebiliyor musunuz?”

[12] Diğer tarafdan müslümanın Kur’an’a karşı asli görevini, bilmemesi ise büyük bir kusurdur. Peygamberimiz Kur’ân okuyan mü’mini hem kokusu hem de tadı güzel olan bir “meyveye” benzeterek Şöyle buyuruyor. “Kur’an okuyan mü’min portakal gibidir: Kokusu hoş, tadı güzeldir. Kur’an okumayan mü’min hurma gibidir: Kokusu yoktur, tadı ise güzeldir. Kur’an okuyan münâfık fesleğen gibidir: Kokusu hoş fakat tadı acıdır.Kur’an okumayan münâfık Ebû Cehil karpuzu gibidir: Kokusu yoktur ve tadı da acıdır.”[13]  Pekala! Sizin tadınız kokunuz hangisi?

[1] 27 Neml,92.

[2] Bakara,121.

[3]  Müzzemmil,4.

[4] Müzzemmil,4.

[5] Zuhruf,44.

[6] Taha 124-127.

[7] Müslim, Zikr 38.

[8] Müslim, Müsâfirîn 252.

[9] Tirmizi, Sevabul-Kur’an 16.

[10] Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 21.

[11] (En’am,160.

[12] Ebu Dâvud, Salât: 349.

[13] Ebû Dâvud, Edeb 16.

Paylaş


YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.